Yazmak ya da yazmamak.

29. Kasım 2008

Blog yazarlarının yazılarını tarihlere göre incelerseniz, çok az blog yazarının devamlı olarak blog girdiğini görürsünüz. Bu zaman boşluklarının, yaratıcılıktan tutun aşırı meşguliyete kadar birçok farklı nedeni ve bahanesi vardır. Bir blog yazarın uzun zamandır weblog girmemesi demek onun hayatında yazacak değişiklikler olmadığı anlamına gelmez. Bu işe zaman ayıran bir gönüllü olduğunu düşünürsek, aksine blog yazmak için zaman bulamadığı ya da benim gibi bu zamanı değerlendirecek daha iyi uğraşlar bulduğu sonucuna ulaşırız. :)

Ben de bir süredir bu boşluklardan birinde sürünüp birçok bahane ile weblog girmeyi erteliyorum. Ve bu sonuncu da olmayacak biliyorum. Bu boşlukları basit bir göz kararmasından çok, zararsız bir şuur kaybı olarak görmek daha doğru olur sanırsam. Öyle ki, şuur kaybında nasıl kişiye uygulanması gereken ilkyardım metotları varsa bu boşluklarda da kendi kendimizi toparlamak ve bizi bu boşluğa iten faktörlerin etkisini azaltmak için bulup uygulamamız gereken metotlar bulunmaktadır.

Lafı çok uzatmadan :D, kendim için sonunda bir yol bulduğumu söyleyebilirim. Blog sitesini açarken amacımı sadece, uğraştığım uzmanlık alanımdaki bilgi ve tecrübelerimi yeni başlayanlarla paylaşmak olarak belirlemiştim. Yazmaya başladıktan sonra çok zaman geçmeden bunu tamamen değiştirmeye karar verdim. Şu andan itibaren blog sitemde daha fazla kişisel görüş ve fikir, daha az teknik yazı ve makale görürseniz kusura bakmayın. Artık tek bir kıstasım olacak o da weblog yazacağım konunun benim için bir önem ifade etmesi. Umarım bu girdiler sizin içinde önem ifade eden konular olur.

Fikirler

Sanal Hırsız(Hacker?) Olmak İsteyen Gençlik

13. Eylül 2008

Not:(Bu makalede "Hacker" kelimesini, bilgisini kendi çıkarları için kullanan ve Sanal hırsız olarak tabir edilen kişilere atıfta bulunmak için kullandım.) 

Sadece bana mı öyle geliyor yoksa son günlerde Türk Hackerler hakkında yapılan haberler çoğalmaya mı başladı?

hacker text2

Halk olarak işin kolayına kaçmak kanımızda var desem yalan söylemiş olmam herhalde. Türkiye'de oyun oynamadan yapamayan belirli bir kesimin bile, seveceğini bildiği oyunları kurduktan hemen sonra oyun hilelerini veya FAQ(frequently asked questions) denen ipuçlarını aramasından bunu anlayabiliriz. Siz hiç hile yapmadınız mı? Hackerlikte bazıları için kolay ve kısa yoldan para kazanma yolu olarak görülmeye başlandı, özellikle de yazılıma veya teknolojiye ilgili gençlik tarafından. Eğer bilgisayar ve yazılım ile ilgilenen biriyseniz yazılım konusunda fazla bilgisi olmayan küçüklerinizden, hatta büyüklerinizden de sık sık benzer sorular duyabilirsiniz; "Başkalarının bilgisayarlarına internetten girip onun bilgilerini alabilir misin?", "Başkalarının mail adreslerine girip ne yazdığını görebilir misin?", "Hackerlikle aran nasıl?"... Bu sorular o kadar çeşitleniyor ki, bilgisayardan telefona, telefondan ATM makinelerine her teknolojik alette varyasyonlarını çıkarıyorlar. Bu sorulara cevap olarak, "Benim o taraklarda bezim olmaz" deyimini söyleye söyleye dilimde tüy bitti.

İnternette, "nasıl mutlu ve sevdiklerin içinde yararlı birer birey olursunuz?" diye dersler veya öğütler pek bulunmazken "Nasıl Hacker olunur?" hakkında Türkçe ya da İngilizce bütün hayatımız boyunca okuyabileceğimiz kadar çok tutorial bulunmaktadır. Bu talebin nedeni "özenti" mi yoksa gençliğimizdeki aşırı enerjiyi bir yerlere yansıtma yöntemi mi bilemiyorum? Liseden beri günde 6 saatin altında uyuyan(özellikle üniversite de 4 saatin altında) ve kalan vaktini bilgisayar başında geçiren biri olarak elbette benim de herkes gibi okuduğum dokümanlar oldu. Eğer arzunun nedeni meraksa, bu konuda bir tür bağımlı olduğumu da söyleyebilirim. Şu anda RSS okuyucumda 140'ın üstünde insan ve teknoloji blogu takip ediyorum ve istisnasız her düşen mesajı okuyorum, bu merak değilde ne?. Durum böyle olmasına rağmen lisede ilk öğrenmeye başladığımda yaptığım bir iki deneme dışında hiç bir zaman uygulamaya arzum olmadı. Ama aktif biri kadar olmasa da yazılımda güvenlik, ağda güvenlik vb. yazıları okumaya devam ettim. Gelecekte düşündüğüm alanda her durumda iyilerden olmak için. Sonuç olarak şu anda kendimi bu konuda hayal kırıklığı olan ya da keşke diyen biri olarak görmüyorum.

Hacker text1Asıl seslenmek istediğim, hackerliği normal bir durum gibi karşılayan ve çocuklarına öğütleyen aileler ve birilerinin etkisinde kalarak ilerde hacker olmak isteyen gençler çünkü insanların belirli bir yaştan sonra özgür iradesi ile aldığı kararlara karışmak ve bu konuda konuşmak gibi bir huyum yoktur. En güzel yıllarınızı, 10 yıl sonra nasıl olacağını bilemeyeceğiniz altyapılar hakkında başkalarının yazdığı ve önerdiği teknik makaleler okumak ve kendinizi harcamak yerine her konuda işinize yarayabilecek yazılım konusunda kendinizi temelden geliştirin. Zamanı geldiğinde doğru yolda ilerleyeceğinizden şüphem yok. Böylece en geç 10 yıl sonra yazılım alanında yaptığımız atılımlarla Avrupa'daki ve Amerika'daki şirketlere bu işte nasıl olunacağını gösterebiliriz. Hindistan gibi kendimizi ucuzdan piyasaya sürmek için dezavantajımızda yok. Türkiye'nin geo-stratejik olarak önemli bir yerde bulunmasını, içerideki fazla sayıdaki genç iş gücünü böylece etkin bir şekilde kullanabiliriz.

Eğer kendinizi gelecekte bir yerlerde görmek istiyorsanız; deve burada, derin ve uzun hendekte burada. İsterseniz deve ile hendekten atlamayı denersiniz. İsterseniz devenizle yola devam edip karşınıza çıkan en uygun köprüden karşıya geçersiniz. Seçim sizin?

Fikirler , ,

Yazılımcı Olmak!

9. Eylül 2008

Yazılımcı olarak çalışan ya da bu alanda kendini geliştirip çalışmak isteyen çoğu insanın yakındığı bir durum var. Bir şirkete girdiğinizde eğer çok sağlam bir geçmişiniz yoksa size Junior developer ismi takılır ve saksıdaki çicek gibi bir köşeye konmuşsunuz gibi bir hava yaratılır. Her ne kadar çoğu küçük ve orta çaplı şirkette öyle olmasa da. Ne kadar iş verildiği şirket yapısına göre değişse de kısacası bu arkadaş çaylak yazılımcı demenin en törpülenmiş halidir. Tabi bu törpülenmiş halde de size törpülenmiş bir maaş teklif ederler. Hatta çoğu şirket bu durumu çok iyi kullanır ya bunlara girmeyelim. Wink

"Peki, nasıl biz bu durumdan kurtulup Senior Developer olarak çalışacağız?(yazılımcı gibi karşılanacağız)", diyenler için Daron Yöndem'in yazdığı bir yazıyı okumalarını tavsiye ederim. Unutmayın yazılımda itibar büyük sorumlulukta getirir.. Buna hazır mısınız? 

http://daron.yondem.com/tr/PermaLink.aspx?guid=12a1a086-9f1c-42bb-990e-4ffeddcbed4b

Daha sonraları Daron kadar vurucu olmasa da bende kendi tecrübelerimden bahsetmeye çalışacağım...

Fikirler , ,

İlköğretim ve Liseler açıldı. Nasıl mı anladım? Trafik!

9. Eylül 2008

Gün, 08 Eylül 2008.. Tık tık tık..(daktilo sesi..) :)

Zavallı kurbanımız Mustafa o güne uyandığında bugünü diğer günler gibi sıradan bir gün sanmaktadır. (tık tık tık tık..) O yüzden her sabah ki gibi tembel hareketler ile uyanır ve işe gitmek için hazırlanır. Ama bugün diğer günlerden farklıdır. (tık tık tık tık..) Bugün başına neler geleceğini bilmeyen Mustafa diğer günlerde olduğu gibi ucu ucuna işe yetişecek şekilde evden çıkar.. (tık tık tık..) Durağa ilerler.. Yakalaması gereken otobüsü tembellik yüzünden 20 dakika önce kaçıran Mustafa durağa geldiğinde hala ne olduğunu anlamaz.. Ve ilk gelen otobüse durağa geldikten yaklaşık 7 dakika sonra biner. İşte ne olduysa orada başlar.. Otobüs şoförü akbil basmaya çalışan Mustafa'ya saat 10'a kadar ücretsiz der.. Mustafa, "iyi siz bilirsiniz" diye içinden geçirip arka sıralarda bir koltuğa oturur. Sonra bu ücretsizliğin nedenini düşünür... ve bulur... ama anladı ki işe geç kalacak boşa geçmesin diye diğer otobüslerde vb. yaklaşık 1 saat 40 dakika daha işe giderken düşünür! Yell

  istanbul trafik

Bu saçma yazının teması, :) Mustafa yazın 40 dakika'da işe giderken okul açıldıktan sonra bu süre yaklaşık 2 katına çıkmıştır. İstanbul'da yaşayan her vatandaş gibi Mustafa'nın hayatından artık günde 1.5-2 saat fazladan katledilmektedir. İstanbul'daki 6.senemi doldurduğum halde hala alışmak istemediğim durum.

Siz siz olun zamanınızı katledenlere izin vermeyin.Frown Elinizden bir şey gelmiyorsa da bu zamanı nerede olursanız olun iyi değerlendirin.

Fikirler ,